GALİP UÇAR
Galip Uçar
Süleyman ÖZEROL27 Eylül 2026 günü öğlen saatlerinde Vayloğ Dededen ziyaretinden dönerken yarım yüzyıl önce Urfa Kısas’tan öğrencim Celal Abbas Polat aradı. Hal hatırdan sonra yanında Ballıkaya'dan, Vayloğ Dededen, Seyfi Oktay’dan söz eden bir öğretmen olduğunu söyledi.
“Ben de köydeyim, Vayloğ Dededeyim” dedim.
“Vereyim de konuşun” dedi.
Konuştuk ancak köyü bilmeyen bir Ballıkayalıydı.
Kimmiş biliyor musunuz?
Happa bibimin (Fatma Uçar) büyük kaynı Garip Uçar'ın torunu. Galip Uçar, Garip amcanın oğlu Ali'nin oğlu, İstanbul’da öğretmen.
“Ben de köydeyim, Vayloğ Dededeyim” dedim.
“Vereyim de konuşun” dedi.
Konuştuk ancak köyü bilmeyen bir Ballıkayalıydı.
Kimmiş biliyor musunuz?
Happa bibimin (Fatma Uçar) büyük kaynı Garip Uçar'ın torunu. Galip Uçar, Garip amcanın oğlu Ali'nin oğlu, İstanbul’da öğretmen.
Malatya ile ilgili kitap yazmış, başka kitapları da varmış.
Hazır yaşam öyküsünü gönderdi, ben de yazar yaşam öyküsünü derleme formunu gönderdim. Yanıtlarıyla gelen yaşam öyküsünü harmanlayarak düzenleme yaptım. Ayrıca iki kitabını tanıtan iki yazıyı Hekimhan dergisinde yayınlanmak üzere düzenledim.
Hem okullarımız hem de köylülerimizin tanıması için Galip Uçar’ın yaşam öyküsünü sunuyor, başarılar diliyorum. Yaşamöyküsüne daha sonra yeni çalışmaları olursa son biçim verilecek ve Sanatçılarım sitesine eklenecektir.
Hazır yaşam öyküsünü gönderdi, ben de yazar yaşam öyküsünü derleme formunu gönderdim. Yanıtlarıyla gelen yaşam öyküsünü harmanlayarak düzenleme yaptım. Ayrıca iki kitabını tanıtan iki yazıyı Hekimhan dergisinde yayınlanmak üzere düzenledim.
Hem okullarımız hem de köylülerimizin tanıması için Galip Uçar’ın yaşam öyküsünü sunuyor, başarılar diliyorum. Yaşamöyküsüne daha sonra yeni çalışmaları olursa son biçim verilecek ve Sanatçılarım sitesine eklenecektir.
Galip Uçar
Malatya Hekimhan Ballıkaya (Mezirme) kökenli olup, 1984 yılında İstanbul’da doğdu. Akçadağ Köy Enstitülü Garip Uçar’ın torunudur.
Ortaöğrenimini çeşitli İstanbul kolejlerinde tamamladıktan sonra Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı lisans (2008), Eğitim Yönetimi ve Denetimi Yüksek Lisans (2010) eğitimini tamamladı. Daha sonra Tarih, Kültürel Miras ve Turizm lisansını da tamamladı.
2009 itibariyle Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğiyle birlikte Halk Eğitim Merkezlerinde diksiyon, spikerlik, sunuculuk, yaratıcı yazarlık gibi konularda usta öğreticilik yaptı.
Askerliğini Kıbrıs’ta yaptı.
Yazmaya lisede iken 2004 yılında dergilerde müzik üzerine yazılar, öykü, deneme ve şiirleriyle, üniversitede öykü yazımı ve eleştirel yazılarla başladı.
İlk başlarda Attila İlhan, Nazım Hikmet, Hasan Hüseyin Korkmazgil’den etkilendi. Kimsenin taklidi olmamak için hayatın her alanında özgün olmaya özen gösterdi. Yapıtlarında sokağın sesi, sosyoekonomik olayların topluma yansımaları ve de bireyin psikolojisi konulara yer verdi. Ölçülü şiirlerinde kendi adı olan Galip’i kullanıyor.
Youtube kanalında özellikle görme engelliler için sesli okumalar yapıyor hem de diksiyondan öğrencilerine yaptırıyor.
On dört yaşından itibaren kendi kendine bağlama çalmayı öğrendi.
Bussines Chanel Türk kanalında programa katıldı.
Kıbrıs’ta ikincilik, Türkiye’de iki adet üçüncülük ve başka dereceleri de var.
Şiirleri Kibele, Zamansız, Kirpi Edebiyat, Oggito, Sis, SE ve çeşitli dergilerde yayınlandı.
Söz yazarı, besteci, düzenlemeci ve yorumcu olarak MESAM’a kayıtlı olup müzik çalışmaları var.
Fotoğrafçılık alanında 2003 yılından bu yana ‘Kediköy’ adlı bir fotoğraf dizisini hazırlıyor.
Kıbrıs’ta bir gazetede, Türkiye’de çeşitli dergilerde hakkında yayınlar yapıldı.
Sanatı ve çalışmaları ile ilgili olarak, "Halka halkı anlatıyorum görüp anlasınlar diye ve bir kültürü geleceğe taşıyorum" derken, genç kuşaklara da, “Cesaretli olsunlar ve o cesaretle anlatıp öğrenip öğretsinler” diyor.
Yayınlanmış Kitapları
İmsomnik Gecelerin Öyküleri (Konya 2023): 17 öyküsü yer aldı.
Öğretmenlerden Hikâyeler (İstanbul 2023): Editörü ve yayıncısı olduğu kitapta iki öyküsü yer aldı.
Yokluğunda (İstanbul, 2025): Eylül 2024-Şubat 2025 tarihleri arasında yazdığı şiirleri yer aldı.
Malatya Hikâyeleri (Konya 2026): Halk Bilim ve Anadolu ve Türk Kültürü üzerine çalışmalar çerçevesinde Memleketi Malatya’nın dili, kültürü, yaşamının yer aldığı çeşitli ilçelerinde köylerinde geçen kurgusal öyküler yer aldı.
Diksiyon Spikerlik Sunuculuk Mikrofon Oyunculuğu (Konya 2026): Diksiyon üzerine yaptığı araştırma ve alıştırma örnekleri ve teorik bilgilerin yer aldığı eğitim kitabıdır. Kitapta, hazırladığı 1000 adet alıştırma metni yer aldı.
27 Eylül 2026 tarihinde kendisinden derlendi.
Hanımelleri Yasemen ve Beyaz
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Alırdı akşamüstleri yorgunluğumu
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
İçime huzur katardı kokusu
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Ara sokaklarda benim yoldaşım
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Dertlerimi paylaştığım en kadim sırdaşım
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Görürdü benim her türlü hallerimi
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Neler çektiğimi neye sevindiğimi
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Uzun yollarımın adım seslerindeki düşlerdi
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Sabahları bana muhayyer bir şarkı söylerdi
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Ben gibi güneşi çok severdi
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Eşlik ettiler bana tüm yaz
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Size hasretim değil az
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Mutsuz türküler dudağımda elimde saz
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Bir Göçmenköy öyküsüdür
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
İstanbul 2019
Aşk İle Döndüm Kendime
Bir yangındım kaynağı bilinmeyen
Hırsla dolu
Keskin
Sarp dağ başlarıydım
Ara sokaklardan caddelere taşan bir isyan
Kuşatılmış bir meydandım
Kapkara bir bayraktım
En önde ellerde sallanan
Sert vurgun yorgun salınan simsiyahtım
Kızılını ve umudunu yitiren
Bir alevdim
Gülüşünü bir yerlerde unutmuş
Rotasız bir seyyahtım
Çıkınında bir şeyi kalmamış
Tabanları ağrılı
Omzu mor
Kolları bitap
Çarığı yırtık
Sakalı kir pas toz içinde biçimsiz
Küfürlerle dolu ağzıyla
Şehir şehir gezen
Asası kırık avuç içi çürük
Kendini diyar diyar sürmüş
Çapası soğuk sularda kaybolmuş
Demir atmış bir gemiydim
Yaz günlerinde çatlamış derin bir toprak
Ay ışığını kaybetmiş yıldızsız bir geceydim
Parmak uçlarında ağrı sızı nasır
Uzak yollarda yürüyen kimsiz kimsesiz kimliksiz
Sonra geldin
Bir kış gibi yağmurlar yağdırdın
Kurak topraklarıma
Yudum yudum içtim
Bereketlendi filizlendi
Çürümeye yüz tutmuş tohumlarım
Kar oldun beyaz
Örttün biçimsiz sarp kayalıklarımı
Güzel bir manzaraya çevirdin ufuklarımı
Harladın hayat ateşimi
Ab-ı hayat oldun
Evim oldun
Kalbin evim oldu
Kimsem oldun
Rehberim oldun yollarda
Demirimi kırılmaz eyledin çapam oldun
Sular güvenli oldu senle
Aşk aşk besledin
Güzel güzel sevdin
Biçim verdin
Gönlümüm ufkunda güneş gibi doğdun
En karanlık gece şafaklarında
Ne güzel ne güzel sevdin
Aşk ile döndürdün kendime
İstanbul 2022


Yorumlar
Yorum Gönder