BAL VE TOPRAĞIN DİLİ

Bal ve Toprağın Dili

Mehmet ORHAN


Bu kitap masa başında değil, toprağın üzerinde, alın terinin içinde, sessizliğin en gür yerinde yazıldı.
Buradaki dizeler; kolay günlerin değil, sabreden yüreklerin, yük taşıyan omuzların, sözünü içine gömenlerin sesidir.
Ben kelimeleri süs olsun diye yazmadım. Kimi zaman arının kanadından, kimi zaman harmanın tozundan, kimi zaman da insanın incinen yerinden aldım sözü. Her mısra bir emek, bir sızı, bir de umuttur.
Elli bir yıl dedemden kalan toprak kovan, arı ve bal sevdası benimle bugünlere kadar sürüp geldi. Bal ikram ettiğim insanların sayısını Yüce Yaradan bilir; hepsine helâli hoş olsun.
Ne güzel bir sözdür: “Gül kızardı hicabından.”
Bu sayfalarda bağırış yoktur. Gösteriş de yoktur. Burada duran vicdanın sesi, hakkın sessiz yürüyüşü, insana yakışır bir duruştur.
Yaşanan her kavgada; yardımlaşma varsa, selam, hatır, gönül alma varsa, doğruyu öğretmek, iyiliği çoğaltmak varsa, barıştırmak, destek olmak, yol göstermek varsa, gönülden birlik için kucaklaşmak varsa bilin ki varılan yer cennetin kapısıdır.
Gelin canlar, bir olalım, birlik olalım. Ayrı gayrı yoktur bu yolda. Eğer bu dizelerde kendinizden bir parça bulursanız, bilin ki yalnız değilsiniz.
Bu satırlar aynı yükü omuzlayanların, aynı toprağa yüz sürenlerin birbirine verdiği selâmdır. Güneşiniz kararmasın. Yolunuz açık, gönlünüz diri olsun.
Sizleri, yani hepinizi -herkesi- kucaklayan ben, bir kulum, bir insanım…
Kalın sağlıcakla…

İstanbul, Ocak 2026

Yorumlar

Popüler Yayınlar